Haftanın Gündemi

Ziyaretçi Defteri

Hayırlı olsun 10-08-2013
Yeni web siteniz hayırlı olsun. İyi çalışmalar
Tüm Notlar <-

Üye Girişi

  • Makale gönder
  • E-posta :
  • Şifre :
  •  

Arama

Editör Köşesi

Sosyal Medya

MÜZİĞE VE RESİME KURBAN EDİLEN KURANI KERİM

1687'kez görüntülendi
Hayatı insanlara bir ikram olarak bağışlayan Yüce Rabbimiz, insanlara doğru yolun tek ve hakiki rehberi olarak lütfettiği Kuranı Kerime, peygamberi dozda (sünnet) kenetlenerek teslim olunmasını istemektedir.

Ancak insan hayatını, inşa projesi olarak gönderilen bu ilahi rahmet iksiri kitabı, şu ya da bu şekilde mecrasından kaydırarak müzikal ve resimsel bir formatta da kullanıldığına tanık olmaktayız. Bu kullanımın/ihanetin yüzyıllardır tekrar edilmesi de çoğu insanın bu ihanete karşı kılını kıpırdamaz olması da ayrı bir gaflet olarak karşımıza çıkmaktadır.

Denilebilir ki güzel sesle kuran okumak doğru değil midir? Kuran, bir hitabet kitabıdır. Ve elbette güzel sesle/hitabetle okumak ve okumakla kalmayıp, anlamak öğüt almak hayatın her noktasına onunla bakmak gerekir. Ancak sadece güzel okumaya endekslenerek onun anlamına kafa yormadan ve dahi hayatı onunla şekillendirmeden ve ya onu hayata doğru yol rehberi olarak (Bakara-2) aktarmadan okunan bu ilahi kitabın kişiye faydasını ummak, vahye kör ve sağır olmaktan başka bir anlam taşımadığı gibi kişinin/kişilerin kendisine en büyük ihanetidir.

Kuranı Kerimi güzel bir sesle okuma geleneği/anlayışı onun içeriğinin/buyruklarının perdelenerek kulak ardı edilmesine neden olduğu gerçeğini örtmez. Çok acı da olsa bu gerçek, kendisini İslam’a nispet eden insanların oluşturduğu coğrafyalardaki sosyal, siyasal ve iktisadi hayatta görmek mümkündür. Her türlü ilahi yasağın/haramın pervasızca icra edilmesi bunun en açık örneğidir. Tatbiki kalpleri vahye karşı kilitli olmayanlar ancak bu atmosfere objektif olabilir ki zaten bu kişilerde ancak tevhidi Müslümanlardır.

Kuranı Kerimi sadece güzel okumaya endeksleme çabaları/yarışmaları vahyi içeriği bilinçli olmasa da iyi niyetle reddetme anlamı taşımaktadır. Yapılan bu ağır reddedişin toplumda açtığı travmanın neticesinin geldiği nokta gün gibi aşikârdır. Ayrıca Mevlit şiirine ki içerisinde birçok batılı barındırmasına rağmen ilahi kitabı bu şiire kurban edilmesi de ayrı bir dalalettir.

Ezan dahi bu yanlışa kurban edilmiş, her vakit farklı bir makamda! okunması kabul görür olmuştur. Gerekçe de hemen hazırdır; bir gayri Müslüm dinleyip de Müslüman olurmuş. Şimdiye kadar sanki ezanın müzik tarzında okunması nedeniyle milyonlarca gayrimüslim Müslüman olmuş.

Ezandan etkilenerek Müslüman olan gayrimüslimlerin ezanın içerisinde dile getirilen sözlerin ne anlam taşıdığını ve bu anlamların Yüce Rabbimizle ne gibi bir sözleşme/akidleşme yapıldığını bu sözleşmede nelerin kabul edildiği ve nelerin red edilmesi gerektiği araştırılmamalı mıdır? Bu nedenle ezanı veya Kuranı Kerimi müzikal tarzda okunmasından etkilenip de onu içeriğini araştırmayan bir batılı kişi yoktur herhalde. Çünkü araştıran batılılar görüyor ki kendini Müslüman olarak gören bu toplum, anlamadan okuduğu ilahi mesajdan ne kadar uzak ve ne kadar bihaber olduğu gerçeğini.

İnsanlar anlamadan ve içeriğini bilmeden dinleme sonucu duygulanması veya ağlaması anlayışı, insanın kendisini kandırmasından başka bir anlamı yoktur ve beyhude bir çabadır. Hoşlandığı ve kişiyi duygulandıran/mest eden her hangi bir müziği dinlemesiyle, anlamadan okuduğu veya anlamadan dinlediği Kurani Kerimden herhangi bir farkı yoktur. Malum çevrelerin (bundan nemalananlar) tersini söylemesinin de hiçbir vahyi altyapısı/temeli yoktur.

“İlahi” olarak tanımlanan dini müziklerin de oyun havası tarzında olduğu da ayrı bir sapıklık örneğidir. Kelimeyi Tevhid aktini ve Allah’ın (cc) sıfatlarını da bu tür müziklere alet edilmesi ve bunu bir dini/İslami ritüel olarak benimsenerek bir müzik sektörün dönüşmüş olması da bu işin artık çığırından çıkartıldığı gerçeğidir.

Kuranı Kerime yapılan diğer zulüm de, onun ayetlerini hat sanatı adı altında resimsel bir evrilmeye tabi tutulmasıdır. Ayeti Kerimeleri çoğu insanın anlayamayacağı tarzda resmetmeleri Kuranı Kerim ayetlerinin resme/hatta kurban edildiği apaçık göstergesidir.

Hat sanatı olarak tanımlanan bu yazım/resim türünün reklamını yapanların hiç olmasa altına ne anlama geldiğini yazsalar daha uygun olmaz mı? Elbette daha uygun olurdu ancak bu yazıcıların/hat sanatçılarının amacı ayeti kerimenin mesajını insanlara ulaştırmak değil, ayeti kerimeleri resme/hatta kurban etmektir. İster iyi niyetli olsun isterse olmasın hiç fark etmez. Çünkü amaç, ayeti kerimeleri insanlara hatırlatmak olmalıdır, soyut resimler gibi insanları dakikalarca bunu çözmeye uğraştırmak olmamalıdır.

Sonuç olarak vahyi, müzikal tarzda okuyanlar veya hatta kurban edenler için hayatı diri ve zinde tutmak ve onunla tepeden tırnağa değişim sergilemeyenlerin diğer bir değişle yürüyen kuran olmak istemeyenlerin sığınağıdır ve ayrıca bu anlayışta olan kişilerin kendilerini vahye karşı kamufle etme anlayışı dışında bir anlam/çaba taşımamaktadır.

Vesselam

Yazan: A.Kerim ULUDOĞAN Ekleme Tarihi: 2013-08-10 , Kategori: Makale

Bir Portre

Bir Ayet

“Onlar kendi canları çektiği hâlde, yiyeceği yoksula, yetime ve esire yedirirler: «Biz sadece Allah rızâsı için yediriyoruz, sizden bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz. Biz, çetin ve belâlı bir günde Rabbimizden (O’nun azâbına uğramaktan) korkarız.» (derler). İşte bu yüzden Allah, onları o günün fenâlığından esirger; (yüzlerine) parlaklık, (gönüllerine) sevinç verir.” (el-İnsân, 8-11)

Hikmetli Bir Söz

Nerede olursan ol Allah’a karşı gelmekten sakın; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin. İnsanlara karşı güzel ahlakın gereğine göre davran.(Kırk Hadis)

Ne Okuyalım

f
Tüm hakları saklıdır © 2013
kerimuludogan@hotmail.com